Diyabetik Periferik Nöropati

Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 22.05.2026

Diyabet

Diyabet (şeker hastalığı) kan şekeri seviyelerinin normalden yüksek seyrettiği, hayatı tehdit edebilen çok ciddi bir hastalıktır. Dünyada en çok soruna, komplikasyona yol açan hastalık diyabettir.

Türkiye’de nüfus yaklaşık 86 milyondur ve nüfusun yaklaşık %69’u yani yaklaşık 60 milyonu 20-79 yaş aralığındadır. Türkiye’de bu nüfus aralığındaki diyabet görülme sıklığı yaklaşık %16’dır. Bu rakam bize Türkiye’de bu yaş aralığında yaklaşık 9,5 milyon diyabetli hasta olduğu göstermektedir. Avrupa’da diyabetin en sık görüldüğü ülke Türkiye’dir.

 

Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre Avrupa ülkelerinde diyabet sıklığı haritası; en yüksek oran Türkiye'de

Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre Avrupa ülkelerinde diyabet sıklığı.

 

Diyabetin Tip 1 adı verilen doğuştan olan şekli ve Tip 2 adı verilen erişkin yaşlarda ortaya çıkan 2 tipi vardır. Ancak hastaların yarısı diyabet olduklarının farkında dahi değillerdir. Bu nedenle, hastalık genellikle gerçek başlangıcından ortalama 5 yıl sonra fark edilir. Tip 2 diyabet genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkar ve yaşlanma ile sıklığı artar.

 

Diyabetin belirtileri, risk faktörleri, komplikasyonları ve sağlıklı yaşam önerilerini özetleyen bilgi grafiği

 

Diyabetin görülme sıklığının artmasının başlıca nedenleri toplumun yaşlanması ve kentleşmenin getirdiği yaşam tarzı değişimi sonucu obezitenin artması ile fiziksel aktivitenin azalmasıdır. Diyabet, yaşam süresini 5 ile 10 yıl arasında kısaltmaktadır. Diyabet tedavisinde kan şeker düzeylerinin normale yakın düzeylere düşürülmesi esastır.

Diyabet kalp hastalığı, yüksek tansiyon, inme, böbrek hastalığı ve birçok göz hastalığı gibi hayati öneme sahip komplikasyonlara yol açar. Diyabetik periferik nöropati de en önemli komplikasyonlardan biridir. Bacak ve ayak ampütasyonlarının en önde gelen nedeni de diyabet nedeniyle ortaya çıkan diyabetik periferik nöropatidir.

Diyabetik periferik nöropati

Diyabetik hastalarda kanda şeker düzeyinin anormal olarak yükselmesi sonucunda vücutta çok sayıda sorun ve komplikasyon ortaya çıkar. Periferik nöropati diyabetin en sık rastlanan ve önemli komplikasyonlarından birisidir.

Diyabetik periferik nöropati dünya genelindeki tüm periferik nöropati olgularının %50’sini oluşturmaktadır. Diyabetli hastaların da yaklaşık %50’sinde diyabetik periferik nöropati semptomları görülür. Diyabetin en sık görülen uzun dönemli komplikasyonlarından biri olan nöropati, önemli bir sakatlık ve ölüm nedenidir.

 

Kılcal damar duvarında damarı daraltan lipid birikimini (plak) ve lipid kümelerini gösteren çizim

Kanda lipid (kolesterol ve trigliserid) seviyelerinin yükselmesi kılcal damarlarda plak oluşumuna ve daralarak tıkanmasına yol açarak ayaklara, bacaklara ve periferik sinir dokusuna yeterince kan gitmemesine neden olur.

 

Diyabetik periferik nöropatiye yol açan nedenlerin en önemlileri şunlardır.

  • Kanda şeker seviyelerinin yüksek olması lipid (kolesterol ve trigliserid) seviyelerinin yükselmesine ve bu da kılcal damarların daralmasına ve tıkanmasına, sonuçta ayaklara ve bacaklara yeterince kan gitmemesine neden olur. Kansızlık sinirlerin tahrip olmasına yol açar
  • Kanda şeker seviyelerinin yüksek olması yine bir çeşit şeker olan sorbitol maddesinin sinir dokusunda birikmesine ve bu nedenle sinirlerin tahrip olmasına ve şişmesine yol açar
  • Öncelikle duyusal sinir hücreleri ölür ve diyabetik periferik nöropati belirtileri ortaya çıkar.

 

Periferik sinirde sağlıklı damarlardan plakla tıkanan damarlara ve sinir hücresi hasarına uzanan üç aşamalı çizim

Kanda şeker ve lipid (kolesterol ve trigliserid) metabolizmasının bozulması sinir dokusunun kılcal damarlarının daralmasına ve tıkanmasına, sonuçta sinirlerin tahrip olmasına yol açar.

 

Sorbitol maddesinin diyabetik periferik nöropati gelişiminde ve komplikasyonlarında özel bir yeri vardır. Kanda şeker yüksekliği nedeniyle metabolizmadaki bozulma fazla şekerin bir başka şeker olan sorbitole dönüştürülmesi ve sorbitolün sinir liflerinde birikimine yol açar. Sorbitoldeki artış, sinir hücrelerinin sıvı dengesini bozarak sinirde şişmeye neden olur. Bu şişlik sinirin zaten azalmış olan kan akımını daha da bozarak nöropati gelişiminde önemli bir rol oynar.

Yüksek
kan şekeri
İnsülin
eksikliği
Fazla şeker
sorbitole
dönüşür
Sorbitol sinirde
şişmeye neden olur
Nöropati
Sinir
sıkışması

Sinir dokusunun kan akımının bozulması periferik nöropatide ağrı ile doğrudan ilişkilidir.

Diyabetik periferik nöropati özellikle ayaklarda ve ayak parmaklarında

  • Geceleri artan belirgin ağrı
  • Duyu kaybı
  • Uyuşma
  • Karıncalanma
  • Yürüme güçlüğü ile ortaya çıkar.

Yakınmalar özellikle geceleri artar. Yakınmalar sıklıkla ayaklarda simetriktir, yani her iki ayakta eşit derecededir. İlerleyen dönemlerde eller, kollar, bacaklar ve tüm vücutta benzer belirtiler ortaya çıkar. Kanda şeker seviyesi yüksek kaldığında hastalığın ilerleyen dönemlerinde duyusal sinir hücrelerinin ölmesine ilave olarak motor sinir hücrelerinin de kaybı ortaya çıkar, sonuçta ayak ve bacaklarda belirgin güç kaybı ve yürüme güçlüğü ile ellerde beceri kaybı görülür.

Diyabetik nöropati risk faktörleri

Kanda şeker seviyesinin ne kadar yüksek olduğu ve diyabetin süresi diyabetik periferik nöropati şiddeti üzerindeki en etkili 2 faktördür.

Diyabette nöropati geliştirme riski

  • Kan şeker düzeylerinin kontrol altında olmaması
  • Yüksek HbA1c değerleri
  • 5 yıldan uzun süreli diyabet
  • İleri yaş
  • Gözde diyabetik retinopati varlığı
  • Obezite
  • Hipertansiyon
  • Periferik damar hastalığı
  • Tütün kullanımı

ile ilişkilidir.

Yaşlı yetişkinler sinir hasarına daha yatkındırlar ve 50 yaş üstü bireylerde diyabetik nöropati sıklığı önemli ölçüde artar. Genellikle on yıllar süren kronik kanda şeker seviyesi yüksekliği, duyusal, motor ve otonom belirtilerin birlikte bulunduğu diyabetik nöropatiye neden olur.

Medikal tedavi stratejileri diyabetik nöropati gelişimini önleme ve ağrı yönetimine odaklıdır, ancak genellikle uzun vadeli etkinlik sağlamada başarısız kalmaktadırlar. Diyabet tedavisindeki ilerlemelere karşın, diyabetik nöropatinin ilaçla tedavisi konusunda başarılı bir yöntem bulunmamaktadır.

Diyabetik periferik nöropati ve sinir sıkışması ilişkisi

İnsan vücudunda görülen tüm sinir sıkışmaları diyabetik hastalarda diyabeti olmayanlara göre belirgin olarak daha sıktır. Bunun nedeni diyabetli hastalarda sinirlerde sorbitol maddesinin birikmesi sonucunda sinirlerin şişerek doğrudan zarar görmesi, kan dolaşımının bozulmasıyla dolaylı olarak zarar görmesi ve en önemlisi şişlik nedeniyle sinirlerin sıkışmaya daha yatkın hale gelmeleridir.

Zarar görmüş sinir dokusu hassaslaşır ve bası altında kalan sinirler daha çabuk etkilenir. Bu nedenle, diyabetik bir hastada diyabetik periferik nöropati ile birlikte sinir sıkışması görülmesi çok yaygındır.

Ayaklardaki diyabet belirtilerine ilave olan ayak bileğinde tarsal tünel sendromu, ayak sırtında anterior tarsal tünel sendromu veya dizin dış yan tarafında peroneal sinir sıkışması durumu daha da kötüleştirir. Diyabetik periferik nöropatiden kaynaklanan sorunları tedavi etmek çoğunlukla zorken, ayak ve bacaktaki sinir sıkışmaları özellikle erken dönemde kolaylıkla tedavi edilebilir. Böylelikle diyabetli hasta sinir sıkışması sorunundan kaynaklanan ağrı, uyuşukluk ve yürüme yeteneğinin azalmasıyla dolu bir hayata mahkum olmaz.

Diyabetik hastalarda sinir sıkışması ameliyatları diğer hastalarda olduğu kadar başarılıdır.

İlgili sayfalar: Periferik nöropati nedir, kimlerde görülür, nedenleri nelerdir? · Diyabetik Periferik Nöropati ve Diyabetik Ayak Ülserleri · Diyabetik Periferik Nöropatide Cerrahi Çözümler