Kemoterapiye Bağlı Periferik Nöropatide Cerrahi Çözümler

Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 29.07.2026

Kemoterapiye bağlı periferik nöropatide neden cerrahi çözüm arayışındayız?

Kemoterapiye bağlı periferik nöropati, kanser nedeniyle kemoterapi gören hastaların büyük bir bölümünü etkiler. Bu ilaçların çoğunun nöropatik etkileri, tedavi kesildikten sonra yavaşça azalma eğilimindedir, ancak birçok durumda ilaç kesildikten çok sonra da devam eder. Bu hastalar çok başarılı kanser tedavisine rağmen kalıcı nöropatik şikayetler nedeniyle tedavi öncesi günlük yaşamlarına dönemezler.

Ayrıca, bugüne kadar kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin gelişmesini önlemek veya tedavi etmek için etkili bir tıbbi bir tedavi bulunamamıştır, bunun yerine sadece ağrıyı hafifletmenin yolları vardır.

 

Kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin duloksetin gibi bilinen ilaçlarla tedavisinin nöropatinin yalnızca ağrı bileşenini hedeflemesi ve bunda da sınırlı etkinliğine sahip olmasına rağmen, yakın zamana kadar kemoterapiye bağlı periferik nöropati için cerrahi tedavi seçenekleri pek dikkate alınmamıştır.

Doğal olarak, nedeni ne olursa olsun periferik nöropati cerrahi olarak tedavi edilemez. Ancak kemoterapiye bağlı periferik nöropati zemininde ortaya çıkmış tuzak nöropatilerini tedavi etmek mümkündür.

Nöropatide kullanılan ilaçların hepsinin ortak noktası, ağrıyı sadece baskılamaları veya katlanılabilir hale getirmeleridir. Altta yatan nedeni tersine çevirmek veya tedavi etmekte hiçbir etkileri yoktur. Ayrıca, bu ilaçlar nöropatik ekstremitedeki koruyucu duyu eksikliğine karşı hiçbir fayda sağlamazlar.

Kemoterapiye bağlı periferik nöropatide sinir gevşetmesinin mantıksal temeli

Kemoterapiye bağlı nöropatinin nedeni ilaçların doğrudan sinir hücreleri üzerindeki zararlı etkisi ve bu zararlı etkiye yanıt olarak gelişen hücre içi ve hücre dışı şişmedir. Sinir hücrelerinin ilaç etkisiyle hasar görmeleri veya ölmeleri sonucunda periferik sinirlerin sertleşmesi ve şişmesi, karpal tünel, tarsal tünel gibi bilinen anatomik daralma bölgelerinde bası altında kalmalarına neden olabilir.

Çünkü tüm periferik nöropatilerde sinirleri bilinen anatomik daralma bölgelerinde sıkışmaya duyarlı hale getiren sorun sinirin şişmesidir. Sorunun özü ve cerrahinin etkili olmasının nedeni sinirdeki bu şişmedir.

Kemoterapi
Sinir hücresi hasarı
Periferik sinirlerde sertleşme ve şişme
Sinir sıkışması
(Karpal tünel, tarsal tünel vb)

Kemoterapiye bağlı periferik nöropatide cerrahi sinir gevşetmesi

Burada unutulmaması gereken en önemli nokta, her ne sebeple gelişmiş olursa olsun cerrahi girişimlerin nöropatiyi tedavi etmeyeceğinin unutulmamasıdır. Cerrahi girişimler kemoterapiye bağlı nöropati zemininde gelişen tuzak nöropatileri tedavi edecektir. Kemoterapi gören hastalardaki tuzak nöropatilerle ilgili püf noktası ise, belirgin tuzak nöropati belirtileri olan ve onkoloji ve/veya nöroloji kliniklerinde izlenen hastaların şikayet ve belirtilerinin yalnızca sistemik nöropatiyle ilgili olduğunu varsayıp hastalara gerekli tanı ve tedavi yolunun açılmamasıdır.

Yere oturmuş, ayak bileğini elleriyle tutan kişiyi gösteren çizim; ayak bileği bölgesi kırmızıyla vurgulanmış

İkinci önemli nokta, kemoterapiye bağlı periferik nöropati hastalarının birçoğunda tedavinin bitmesinden 3-6 ay sonra iyileşme görülebildiğinden, semptomlar çok şiddetli olmadığı sürece cerrahi girişimi ertelemektir.

Ancak, cerrahi girişimin beklenmeden yapılması için tartışmasız gereklilik, etkilenen uzuvda ortaya çıkan belirgin güç kaybıdır.

Kimler ameliyat olmalı?

Bir hastaya klinik olarak kemoterapiye bağlı periferik nöropati tanısı konulduktan sonra, başka bir nedeni dışlamak ve hastanın şikayetleri ile uyumluysa sistemik nöropati zemininde bir tuzak nöropatinin varlığını kanıtlamak için elektrodiyagnostik testler – EMG yapılabilir. EMG ameliyat sonrası izlem için de önemlidir. Ancak, EMG’yi yapacak nöroloji uzmanının sorunun sistemik bir zeminde bir tuzak nöropatinin araştırıldığı konusunda iyi bilgilendirilmesi zorunludur.

Karpal tünel sendromu için nöroloji-klinik nörofizyoloji uzmanının hastanın el bileğinden EMG yapması

Bir hastaya karpal tünel sendromu için nöroloji – klinik nörofizyoloji uzmanı tarafından EMG yapılması (Prof. Dr. Burcu Örmeci’ye teşekkürler).

Kemoterapiye bağlı periferik nöropati zemininde olası tuzak nöropati bölgeleri el ve kolda el bileğinde karpal tünel, dirsekte kübital tünel, yine el bileğinde Guyon kanalı, ön kolun sırtında radial tünel; ayak ve bacakta ise ayak bileğinde tarsal tünel, dizde peroneal sinir tüneli ve ayağın sırtında derin peroneal sinir tünelidir.

Meme kanseri, kemoterapi ve tuzak nöropatiler

Meme kanseri, dünyanın her ülkesinde, başta ileri yaştaki kadınlar olmak üzere her yaştaki kadında görülen, dünyadaki en yaygın kanser türlerinden biridir. Meme kanserinin kemoterapisinde kullanılan tüm ilaçlar az ya da çok periferik nöropatiye yol açmaktadır. Ancak, durum bununla sınırlı değildir ve periferik nöropati açısından meme kanseri tedavilerinin bir özelliği vardır.

El bileğini tutan, yüzünde rahatsızlık ifadesi olan kişiyi gösteren çizim; el bileği bölgesi kırmızıyla vurgulanmış

Günümüzde meme kanserinin tedavisinde kemoterapi ilacı olarak çoğunlukla aynı ilaç grubundan olan paklitaksel veya dosetaksel kullanılmaktadır. Bu ilaçların her ikisi de uygulanan doza ve tedavinin süresine bağlı olarak belirgin duyusal ve motor nöropatiye neden olmaktadır.

Paklitaksel ile tedavi edilen hastaların, tedavi dozu ve süresine bağlı olarak, yaklaşık yüzde 30’unda Evre 2 (şiddetli uyuşma, kas gücünde hafif kayıp), Evre 3 (dayanılmaz uyuşma, kas gücünde belirgin kayıp) ve Evre 4 (felç) nöropati görülmektedir.  Benzer şekilde, dosetaksel ile tedavi edilen hastalarda da belirgin nöropati görülmektedir.

Diğer yanda meme kanserlerinin %20’si HER2 pozitif adı verilen bir hücresel özellik taşır ve bu hastalara kemoterapiye ilave olarak, hastalar arasında akıllı ilaç olarak bilinen, trastuzumab emtansin verilir. Bu ilacın kendisi de, daha ılımlı da olsa periferik nöropati yapmaktadır.

Ayrıca östrojen hormon reseptörü pozitif olan bir diğer alt grup meme kanserinde en az 5 yıl süre ile östojen hormonunu bloke eden ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların ise başta karpal tünel sendromu olmak üzere tuzak nöropatilere yol açtığı yaygın olarak bilinmektedir.

Sonuç olarak, meme kanseri nedeniyle kemoterapi gören, akıllı ilaç verilen ve sonrasında da östojen hormonunu bloke eden ilaçlar kullanan hastalarda tuzak nöropatilerden öncelikle kuşkulanılmalı ve hastaların yakınmalarının yalnızca kemoterapiye bağlı nöropati olduğu şeklinde bir kanaate varılmamalıdır.

İlgili sayfalar: Kemoterapiye Bağlı Periferik Nöropati · Diyabetik Periferik Nöropatide Cerrahi Çözümler · Periferik nöropati nedir, kimlerde görülür, nedenleri nelerdir?