Kemoterapiye Bağlı Periferik Nöropati
Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 29.07.2026
Kemoterapiye bağlı periferik nöropati

Kemoterapi, çeşitli kanserlerin tedavisinde devrim yaratarak sağ kalma oranlarını önemli ölçüde artırmıştır. Ancak, kemoterapinin kanseri tedavi etmedeki başarısının yanı sıra sıklıkla hastaların yaşam kalitelerini olumsuz etkileyebilecek belirgin yan etkileri de vardır. En zorlu yan etkilerden biri de kemoterapiye bağlı periferik nöropatidir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropati, periferik sinirlerde hasara ve sinir hücrelerinin ölmesine yol açan, duyusal, motor ve otonom işlev bozukluklarına neden olan, ilacın dozuyla birlikte şiddeti artan bir yan etkidir. Tüm hastalar göz önüne alındığında kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin görülme sıklığı yaklaşık %50’dir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropati duyusal ağırlıklı bir nöropatiye neden olur, genellikle ağrılıdır ve kanserden sağ kalmadaki ilerlemeler nedeniyle önümüzdeki yıllarda yaygınlığının artması beklenmektedir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin klinik belirtilerinin başında uyuşma, karıncalanma, ağrı, yanma hissi ve kas güçsüzlüğü gelir ve genellikle ellerde ve ayaklarda “çorap ve eldiven” şeklinde hissedilir.

Nöropati belirtilerini hastanın “çorap ve eldiven” şeklinde hissetmesi.
Duyusal semptomlar, önce ayaklarda ve ellerde gelişir ve dokunma, sıcak veya soğuk etkisi, bozulmuş titreşim ve bozulmuş dokunma duyuları ile tetiklenen uyuşma, karıncalanma ve ağrı olarak kendini gösterir. Bu aşamada, hastalar genellikle biraz engelli hale gelmişlerdir. Ellerde beceri kaybı ve sakarlık, ayaklarda dengesizlik görülmeye başlar. Nöropatik ağrı gittikçe şiddetlenir.
Hastaların yürüme dengeleri bozulabilir ve ellerindeki duyu o kadar bozulur ki anahtar veya madeni para gibi dokundukları nesnelerin ne olduğunu anlayamazlar.

Dokunma algısında bozulma. Periferik nöropatili hasta gözleri kapalıyken elindeki küçük cisimlerin ne olduğunu algılayamıyor.
Her ne kadar kemoterapiye bağlı periferik nöropati bazı bireylerde ilaç kesildikten sonra düzelebilse de, hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin aylarca hatta yıllarca periferik nöropati semptomları devam edebilir. Bazen de hayat boyu kalıcı olabilir. Kemoterapiye bağlı periferik nöropati hastaların günlük aktivitelerini gerçekleştirme yeteneğini ciddi şekilde sınırlayarak yaşam kalitelerini önemli ölçüde düşürebilir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin sık görülmesine ve olumsuz etkilerine rağmen, sıklıkla tanı ve tedavide yetersizlikler görülür.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropati kadınlarda erkeklere göre belirgin olarak daha yüksek oranlar görülür. Hastaların büyük çoğunluğunda belirtilerin tedavinin ortasında geliştiği, bunların yarısında tedavi sonrasında da devam ettiği bilinmektedir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropati birçok doktor tarafından kanser kemoterapisinin kaçınılmaz bir yan etkisi olarak görülmekte ve bu durum kemoterapinin sağladığı büyük ölçüde uzatılmış yaşam süresi göz önüne alındığında kabul edilebilir bir durum olarak değerlendirilmektedir. Buna karşılık, hastalar genellikle kemoterapiye bağlı periferik nöropatiyi kanser tedavisinin katlanılmaz bir yan etkisi olarak görmektedir ve bu durum yaşam kalitelerini önemli ölçüde etkilemektedir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin önlenmesi veya tedavisi için bir ilaç bulunmamaktadır.
Kemoterapi bağlı periferik nöropatide tanıya hastanın öyküsü ve fizik muayenesi ile ulaşmak kolaydır. Ancak, mutlaka hem nöropatinin ne kadar ilerlemiş olduğunu anlamak hem de polinöropati zemininde gelişme ihtimali olan tuzak nöropatileri araştırmak için sinir iletim çalışmaları ve EMG yapılmalıdır.

Bir hastada peroneal sinir tuzak nöropatisi için sinir iletim çalışmaları – EMG yapılması.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatide risk faktörleri
Kemoterapi sonrası periferik nöropati gelişme riski ve gelişirse nöropatinin şiddeti her hasta için farklıdır. Ancak yine de, bazı risk faktörleri hem nöropati gelişmesi için kritik öneme sahiptir hem de hastaların şikayetlerinin şiddetini artırabilir.
Nöropatinin şiddetini belirleyen en önemli faktörlerden birisi kullanılan kemoterapi ilacıdır. Örneğin, en sık görülen kanserlerden birisi olan meme kanserinin tedavisinde kullanılan paklitaksel isimli ilaç hastaların %90’ında nöropatiye yol açar. Bu ilaçla nöropati nispeten hafif başlar ama toplam doz arttıkça nöropati de kötüleşir.
Kemoterapiye bağlı bir diğer faktör de birden fazla ilaç kullanılmasıdır. Doğal olarak, iki veya daha fazla kemoterapi ilacı kullanılması tabloyu kötüleştirecektir.
Ayrıca, bazı hastalar diğerlerine göre aynı ilaca karşı daha duyarlı olabilirler. Ancak en önemli risk faktörleri arasında
- Diyabet
- Daha önceden edinilmiş diyabetik nöropati
- Tütün (sigara) kullanımı
- Kronik böbrek hastalığı
- Alkol kullanımı
vardır. Hastanın bireysel duyarlılığı özellikle diyabet veya kronik böbrek hastalığı gibi önceden var olan hastalıkların varlığında daha da artar. Mevcut diyabetik nöropati ise kemoterapi nöropatisi ile birlikte çok daha kötü bir hal alabilir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatide sınıflandırma
Dünya Sağlık Örgütü’nün sınıflamasına göre kemoterapiye bağlı periferik nöropati şiddeti açısından 4 evreye ayrılır.
| Evre 0 | Evre 1 | Evre 2 | Evre 3 | Evre 4 |
|---|---|---|---|---|
| Şikayet yok | Uyuşma Reflekslerde azalma | Şiddetli uyuşma Kas gücünde hafif kayıp | Dayanılmaz uyuşma Kas gücünde belirgin kayıp | Felç |
Hastaların birçoğunda Evre 2 veya Evre 3 şikayetler görülür.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatide tedavi
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin önlenmesi veya tedavisi için bir ilaç veya tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak kemoterapi ilaçlarının dozlarının azaltılması, kemoterapinin ertelenmesi veya kemoterapi ilacının değiştirilmesi düşünülebilir. Ancak, bu uygulamalar da kanserle etkin tedaviyi etkileyeceği için önerilmemektedir.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropatinin tedavisinde orta derecede etkinliğe sahip tek ajan bir antidepresan olan duloksetindir. Doğal olarak, duloksetin de nöropatiyi tedavi etmemekte, yalnızca şikayetleri azaltmaktadır.
Hastaların tütün ve alkol kullanımına son vermeleri gibi yaşam biçimi değişiklikleri, diyabetleri varsa iyi bir şeker kontrolü ve düzenli olarak yürüyüş ve egzersiz yapmaları şikayetlerde belirgin iyileşmeler sağlamaktadır.
İlgili sayfalar: Periferik nöropati nedir, kimlerde görülür, nedenleri nelerdir? · Kemoterapiye Bağlı Periferik Nöropatide Cerrahi Çözümler · Diyabetik Periferik Nöropati